Mükemmelli̇ği̇n Matemati̇ği̇: Altın Oran

MİMARİ BİR YAPIT, BİR FOTOĞRAF KARESİ YA DA İNSAN SURETİ… NEREYE BAKARSANIZ
BAKIN İÇİNİZDE BİR ESTETİK, MÜKEMMELLİYET DUYGUSU OLUŞUYORSA, BİLİNÇDIŞINIZLA ALTIN ORAN’I GÖRÜYORSUNUZ DEMEKTİR, ÇÜNKÜ ALTIN ORAN EVRENİN UYUMUNUN MATEMATİĞİDİR.

İnsanlık tarihinin ilk düşünsel faaliyetlerinden olan felsefeyle başlayan daha sonra matematik ve sanata uzanan temel kavramlardan biri orandır. Kaynağını doğadan alan ve bu yönüyle “İlahi Oran” olarak da nitelendirilen Altın Oran ise en dikkat çekenidir çünkü insan organlarının düzeninde, uzuvların simetrisinde, benzer şekilde zooloji ve botanikte şaşırtıcı bir şekilde Altın Oran bulunmaktadır. Boyutlu cisimlerde, farklı geometrik formlarda Altın Oran’ın yer alması, kendi içinde birçok çözümü de barındırır, örneğin binlerce yapraklı bir ağaçta dahi tüm yaprakların güneş ışığı alabilmesi, her birine yağmur suyunun düşmesi yaprakların Altın Oran dizilimiyle açıklanabilmektedir.

Denge, harmoni ve uyumu çağrıştıran Altın Oran’ı İtalyan matematikçi Fibonacci’ni keşfetti. “Altın oran, φ irrasyonel sayıdır. Kesir olarak ifade edilemez ve yaklaşık değerinin 1, 6180339887 olduğu tahmin edilmektedir” [1]. Altın Oran; matematikte, mimaride, sanatta, endüstride çok belirleyici bir rol üstlendi. Her dönemin entelektüel seçkinleri Altın Oran’dan esinlenerek günümüze kadar uzanan, klasikleşen eserler ortaya koydular. İlk Çağ filozoflarından Euklid ve Pisagor’da, Aydınlanma Dönemi filozofu Hegel’in eserlerinde de Altın Oran kendinden söz ettirdi.

Mısır piramitlerinde, Yunan heykel ve mimarisinde, Roma Dönemi sanatında etkili oldu. İtalyan Matematikçi Luca Pacioli’nin İlahi Oran adlı eserinde Altın Oran’ı anlatması ve Leonardo da Vinci’nin bu kitabın resimlerini çizmiş olmasıyla da Altın Oran Rönesans’ta görkemli devrini yaşadı. Alman Ressam Albrecht Dürer’in çalışmalarında, ayrıca gotik katedrallerin inşasında, Modern Dönem’de ise Fransız Mimar Le Corbusier’in modüler oran sistemine uyarlanışında yerini aldı. Altın Oran, Mimar Sinan’ın önemli eserlerinden olan Süleymaniye ve Selimiye Camileri’nin minarelerinde de kullanılmıştı [2].

Filozof Galileo Galilei Altın Oran’ın mucizeviliğine şu şekilde değinmiştir: “Doğa, evren denen büyük kitapta yazılı, eğer biz bu dili öğrenemezsek, anlayamazsak, yazıldığı dilde sembolleri kavrayamazsak bu kitabı okuyamayız. Bu kitap semboller, üçgenler, daireler ve diğer geometrik şekillerle, matematik diliyle yazıldı. Bu dili kavramadan tek bir kelime anlamak mümkün değil ki karanlık bir labirentte boşa dolaşır dururuz”. “Matematik Tanrı’nın evreni yazdığı dildir” şeklinde de vurgulamıştır.

Fotoğrafçılıkta, sinemada, mimaride, endüstri ve bilimde Altın Oran’ın uygulandığı eserler geleceğe taşınmaya devam edecektir.

Kaynakça:
[1] Ivana Ilić, Milena Stefanović, Dušan Sadiković,
“Mathematıcal Determination In Nature-The Golden
Ratio”, University Of Nis,
[2] Nihal Tekkanat, “Altın Oran’ın Kaynakları ve
Sanata Yansıması”, Akdeniz Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü.

Ophthalmology Life 38. Sayı